Ben her sabah okula otobüsle gidiyorum. Otobüs durağı bizim evimize yakın. Sabahları durakta çok beklemiyorum. Durağa gittikten 5 dakika sonra otobüs geliyor ve ben hemen otobüse biniyorum. Otobüsün şöförü çok güler yüzlü bir insan. Her sabah bize “Günaydın” diyor ve bize paso soruyor. Hepimizin pasosu var, bu nedenle oğrenci bileti kullanmak mümkün. Ben genellikle otobüsün arkasında oturuyorum. Arkada oturmayi seviyorum. Rahat rahat kitap okuyorum. Bazen otobüs çok kalabalık oluyor. Yolcuların bazılari ayakta kalıyor.
Bugün sabah hava biraz serindi. Bu yüzden otobüsün butun camları kapalıydı. Benim okulum otobüsün son durağında. Yani ben son durakta otobüsten iniyorum ve okula gidiyorum. Sınıfım okulun en üst katında. Derse girmeden önce okulun kantininde arkadaşlarımla çay içiyorum ve sonra derse giriyorum. Ders elli dakika sürüyor ve sonra teneffüs zili çalıyor. Günde dört saat dersim var. Dersten sonra okulun kütüphanesine gidiyorum ve orada bir saat ders çalısıyorum. Okulun yanında kapalı spor salonu var. Orada basketbol oynuyorum. Sonra yine otobüse biniyorum ve eve geliyorum.
Kosakata
Otobüs : Bus
Durak : Halte bus
Şöför : Supir
Güler yüzlü : ramah/ murah senyum
Paso : kartu langganan/ abonemen
Bilet : karcis
Rahat rahat : santai
Kalabalık : penuh sesak
Yolcular : para penumpang
Serindi : telah sedikit sejuk
Cam : kaca
Kapalıydı : telah tertutup
En üst kat : lantai paling atas
Teneffüs zil : bel tanda istirahat
Spor salon : ruang olahraga
Kata Kerja
Gitmek : pergi
Beklemek : menunggu
Binmek : naik
Demek (diyor) : berkata
Sormak : bertanya
Kullanmak : menggunakan
Oturmak : duduk
Ayakta kalmak : berdiri
Inmek : turun
Içmek : minum
Girmek : masuk
Sürmek : berlangsung (jangka waktu)
Çalmak : berbunyi
Oynamak : bermain

